İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) ekim ayı meclis toplantısında hazır giyim ve çorap sanayisinin rekabet koşulları masaya yatırıldı. Ekonomim’in 13 Ekim 2026 tarihli haberine göre Çorap Sanayicileri Derneği (ÇSD) Başkanı Ender Doğan, ihracattaki gerilemenin, artan işçilik maliyetlerinin ve ithalat baskısının üreticileri zorladığını anlattı; mevcut üretim modelinin geleceğinin tartışılması ve dönüşümün bir plan dahilinde yönetilmesi gerektiğini vurguladı.
Rakamlarla tablo
Doğan’ın İTO meclisinde paylaştığı veriler, sektörün son dört yıldaki seyrini özetliyor:
- Hazır giyim ihracatı 2022’deki 21,2 milyar dolar seviyesinden 16,8 milyar dolara geriledi.
- Çorap ihracatı aynı dönemde 1,32 milyar dolardan 1,15 milyar dolara düştü; buna karşın çorabın hazır giyim ihracatındaki payı yüzde 6,1’den yüzde 6,9’a yükseldi.
- Hazır giyim ithalatı 2,9 milyar dolardan 5 milyar dolar seviyesine çıktı.
- İşçiliğin maliyetler içindeki payı 2022’de yüzde 40 iken bu yıl yüzde 55’e ulaştı; Doğan’a göre rakip ülkelerde bu oran yüzde 30 düzeyinde.
Doğan, Orta Vadeli Program’daki öngörüler gerçekleşirse işçiliğin maliyet içindeki payının yüzde 60’a çıkabileceğini savundu. Çorap tarafında teknolojik yatırımların, daha az iş gücüyle üretim yapılabilmesinin ve mevcut kapasitenin kayıpları sınırladığını, ancak bu görece dayanıklılığın sorunları ortadan kaldırmadığını ekledi.
Mısır neden gündemde?
Doğan, yaklaşık üç hafta önce Mısır’da ikisi çorap, dördü konfeksiyon alanında faaliyet gösteren altı fabrikayı gezdiğini, bunların dördünün Türk, ikisinin Hint sermayeli olduğunu aktardı. Ülkede devlet desteğinin ve yeni yatırımların dikkat çekici boyuta ulaştığını söyleyen Doğan, “Şu anda bütün dünya üretim gücüyle orada konuşlanıyor” ifadesini kullandı.
Doğan’ın paylaştığı rakamlara göre Mısır’ın hazır giyim ihracatı 2022’de 2,5 milyar dolar iken 2025’te 3,4 milyar dolara yükseldi; bu yıl 4 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Mısırlı sektör temsilcilerinin ihracatta 13 milyar dolara ulaşma ve Türkiye’yi geçme hedefi dile getirdiği de aktarıldı. Doğan ayrıca Türk tekstilcilerinin yeterli planlama ve öngörü olmadan yurt dışında üretim arayışına girdiğini savundu.
Fason modelin sınırları
Doğan’a göre sektör yalnızca bugünkü maliyetlerle değil, nüfusun yaşlanmasıyla değişecek iş gücü koşullarıyla da değerlendirilmeli. Türkiye’nin hangi ürünleri, hangi koşullarda ve nasıl üreteceğine dair uzun vadeli kararlar alması gerektiğini belirten Doğan, yalnızca fason üretime dayalı modelin sınırına gelindiğini söyledi. Ona göre sanayici daha düşük maliyetle, daha kısa sürede ve daha az enerjiyle üretmeye; ticaret tarafı ise ürünü daha yüksek değerle pazara sunmaya odaklanmalı.
Markalar ve satın alma ekipleri açısından tablo, Türkiye’den tedarikte fiyat avantajından çok hız, kalite ve katma değer üzerinden konuşulacak bir döneme işaret ediyor.
Bu konuyla ilgili çözümlerimiz
Bu yazı, kaynak haberden yararlanılarak LTS Frekans editör ekibi tarafından özetlenmiş ve yorumlanmıştır.
