Küresel sürdürülebilir tekstil kuruluşu Textile Exchange, tekstil atıklarının yeniden elyafa dönüştürülmesine odaklanan Textile-to-Textile Recycled Fiber raporunu yayımladı. Ekonomim’in 26 Ekim’de aktardığı rapor, bugünkü küresel kapasiteyi ve 2030’a kadar beklenen gelişmeyi sayılarla ortaya koyuyor.
Raporun ana mesajı açık: Geri dönüşüme uygun atık miktarı hızla artıyor, ancak bu atıktan yeni giysiye dönüşebilecek elyaf miktarı hâlâ çok daha düşük. Aradaki farkı kapatmak, tedarik zincirinin önümüzdeki beş yıldaki en önemli işlerinden biri olacak.
Atık artıyor, elyafa dönüşen pay sınırlı
Rapora göre 2025’te geri dönüşüme uygun yaklaşık 10 milyon ton tekstil atığı vardı. Bunun 7 milyon tonu üretim sırasında ortaya çıkan atıklardan, 3 milyon tonu ise kullanım ömrünü tamamlamış ürünlerden oluştu. 2030 için beklenen tablo şöyle:
- Toplam geri dönüştürülebilir atığın 15 milyon tona çıkması, yani beş yılda yaklaşık yüzde 50 artış,
- Üretim atıklarının 9 milyon tona ulaşması,
- Tüketici sonrası atıkların 5-6 milyon tona yükselmesi.
Elyaf tarafında ise ölçek çok daha küçük. 2025’te 10 milyon tonluk atıktan elde edilen eğrilebilir elyafın 1-1,5 milyon ton olduğu tahmin ediliyor. 2030’da bu miktarın 3-5 milyon tona ulaşabileceği, yani üretimin beş yılda yaklaşık 2-5 kat büyüyebileceği hesaplanıyor.
Neden pet şişe yetmiyor?
Bugün geri dönüştürülmüş polyesterin hammaddesinin önemli bölümü plastik şişelerden geliyor. Rapor, bu modelin tekstil için gerçek bir kapalı döngü oluşturmadığını vurguluyor. Gıda ve içecek şirketlerinin kendi ambalajlarını yeniden kullanma hedeflerini yükseltmesiyle, tekstil sektörünün şişe kaynaklı hammaddeye erişiminin de azalabileceği belirtiliyor. Bu nedenle sektörün, eski giysileri ve kesim artığı gibi üretim atıklarını yeniden elyafa dönüştüren sistemlere yönelmesi gerektiği öne çıkıyor.
Raporda büyümenin önündeki tek engelin hammadde bulmak olmadığı da gösteriliyor. Atıkların önemli bölümü mevcut teknolojilerle elyafa dönüştürülemiyor. Bunun başlıca nedenleri şunlar:
- Farklı elyaf türlerinin bir arada bulunması,
- Karışım kumaşların ayrıştırılmasındaki teknik güçlükler,
- Süreçlerde yaşanan malzeme kayıpları.
Polyester öne çıkıyor, büyüme Asya’da
2030 modellemesine göre tekstilden tekstile geri dönüşümde en büyük alan polyester olacak. Öngörülen işleme kapasiteleri şöyle:
- Polyester: 7,5 milyon ton,
- Pamuk: 2,7 milyon ton,
- Naylon: 900 bin ton,
- Yün: 150 bin ton,
- İnsan yapımı selülozik elyaflar: 140 bin ton.
Rapora göre en yüksek büyüme Asya’da gerçekleşecek.
Türkiye açısından tablo
Raporda Türkiye’ye ayrılmış bir bölüm bulunmuyor. Ekonomim’in aktardığı Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) değerlendirmelerine göre ise Türkiye’de yılda yaklaşık 708 bin ton tekstil atığı oluşuyor ve bu atıkların elyafa dönüştürülmesiyle yaklaşık 1 milyar dolarlık ekonomik değer yaratıldığı hesaplanıyor. Haberde, tüketici sonrası atıkların geri dönüşümünde mevzuattan kaynaklanan engeller bulunduğu ve mevcut geri dönüşümün büyük kısmında hâlâ plastik şişelerin kullanıldığı da hatırlatılıyor.
Hazır giyim markaları ve konfeksiyon üreticileri için rapor, geri dönüştürülmüş içerik hedeflerinin önümüzdeki yıllarda giderek daha çok tekstil kaynaklı elyafa dayanacağını gösteriyor. Karışım kumaşların ayrıştırılmasındaki zorluk göz önüne alındığında, ürün tasarımında kullanılan malzemelerin geri dönüşüme uygunluğu da daha sık sorulan bir konu olacak.
Bu yazı, kaynak haberden yararlanılarak LTS Frekans editör ekibi tarafından özetlenmiş ve yorumlanmıştır.
